Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

Ayn-ı Ali Kahvesi / Manisa


Manisa'ya gidip te Ayn-ı Ali kahvesine gitmemek olmaz ... Hele  oraya gidip te  sultan çayını içmemek hiç olmaz. Meşhur nargilelerini ve kumda pişen Türk kahvelerinide unutmamak lazım. Kahvenin içine girdiğinizde sizi içine çeken tarihi bir havası var. Her yerde Ayn-ı Alinin yaşadığı döneme ait antika yada tarihi eserler bulunuyor. İnsanı gerçekten büyüleyen huzur dolu bir mekan
kendi deyimleriyle dergah... 



150 Yıllık Karışım Manisa'nın Vazgeçilmezi


11 bitkinin karışımından oluşuyor, şifa niyetine içiliyor. 
Manisa'nın sultanlara layık "sultan çayı" soğuk kış günlerinin vazgeçilmezi.
Köz ateşinde pişirilen sultan çayı Levent İşanlar'ın dedesinden aktarılan bir lezzet. 
İşletme Sahibi Levent İşanlar, 150 yıldır sultan çayının aynı özenle hazırlandığını dile getiriyor. 




Yenilip içilecek şeyler sunmanın dışında başka, bambaşka bir huzur ortamı sunan, zaman 
zaman geçip giden herşeyden öte bir yerde durduğunuzu hissettiren bir garip mekan...





Ayn-ı Ali Kimdir?

Ayn-ı Ali , Fatih ve 2. Bayezit döneminde Manisa'da yaşamış olan bir Bektaşi şeyhidir. Zamanında ve sonraları zaviye ve tekkesi çok itibarlı idi. Ölümünden sonra tekkesinin yanına türbesine gömüldü. Tekkesinin yaşaması için pek çok arazi ve mülk vakfetmiştir.

Evliya Çelebi, 1671 yılında Manisa'ya geldiğinde Ayn-ı Ali tekkesini ziyaret etmiş Bektaşilere ait olduğunu belirtmiştir. 

Ayn-ı Ali hakkında anlatılan aşağıdaki menkıbe meşhurdur...

Ayn-ı Ali evden camiye camiden eve gidip gelen ve dışarı ile ilgisi olmayan ve kendi halinde yaşayan bir kişiydi.  O'nun okuduğu mahallede bir kadının oğlu askere gitmiş. Esir düşmüş ve düşman onu bir kaleye hapsetmiş. Delikanlının annesi, oğlu için gece gündüz ağlıyormuş. Oğlunun esaretten kurtarabilecek yegane kişinin Ayn-ı Ali olduğuna inanan kadın kendisine müracaat etmiş. Ayn-ı Ali ona demiş ki :

"Eğer bana bir kızarmış tavuk verirsen oğlunu esaretten kurtarırım."

Bunun üzerine kadın kızarmış tavuk getirmiş. Fakat Ayn-ı Ali bu tavuğu kendisi yemeyip bir köpeğe atıvermiş. Köpek tavuğu kaptığı gibi kaçmış, o kadının oğlunun esir olduğu kaleye gitmiş. Kapıdaki düşman nöbetçilerine saldırmış, Nöbetçiler köpek ile mücadele ederken, kadının oğlu kaleden kaçmış ve annesine kavuşmuş. Ayn-ı Ali'nin keramet sahibi olduğuna herkes inanmış. Ölünce onun namına bir türbe bir de cami yaptırmışlar. Türbenin giriş kapısında asılı zincir, bu esirin ayaklarına bağlanan zincirmiş. Günümüzde hala daha asılı bulunmaktadır. 

İsmi nereden geliyor?

Başındaki yeşil takkenin etrafı aynalarla çevriliydi.Renk cümbüşü içinde, yamalarla dolu olan cüppesinin eteklerine aynalar ve parlak teneke parçaları nakşedilmiş ve yapıştırılmış bir haldeydi. Bu yüzden ismi Aynalı Ali yada Ayn-ı Ali olarak anılmıştır.



Tel: 0 236 238 14 81