Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

Beyşehir Anıları...



Yine yazmaya uzun bir ara verdim maalesef ... Temmuz ayının başında Konyadaydık. Yaklaşık 2 hafta kaldık. İnstagramda gezdiğim yerlerin bir çok fotoğrafını paylaşmıştım...Yani uzun zamandır bekleyen bir yayın :)

Konya'dayken değişiklik olsun dedik.
Kayınvalidemin memleketi Beyşehir'e günübirlik gezmeye gittik. Ben Beyşehir'i çok beğendim sizinle de paylaşmak istedim. 
Beyşehir'de gezilecek çok yer var. Aslında en az 2 günde gezilmesi gereken bir yer. Biz biraz hızlandırılmış tur yaptık.. 







Tarihi yerlerin bulunduğu meydan...






Eşrefoğlu camiinin bahçesinde bulgur yapmak için kurutulan haşlanmış buğdaylar..





Eşrefoğlu camiine hayran kaldım.Ahşap sütunları bulunan bir cami daha önce hiç görmemiştim. Hele o oymaların ve çinilerin güzelliği beni büyüledi... Zaten Türkiyede'ki bu şekilde mimarisi olan en büyük cami Eşrefoğlu camiiymiş.









Girişteki görkeme bakar mısınız...





Caminin ortasında buluna bu havuz. Kış aylarında caminin çatısında biriken kar sularının akması için oluşturulmuş. Bu havuzda biriken su buharlaşarak içerideki ahşapın gevreyip çatlamasını engel olması için düşünülmüş.  Hala aynı sistem uygulanıyormuş...








Fotoğraflarda çok net çıkmasa da sütunların üstü renklendirilmiş..






Üst kattan genel görüntü...


Hanımların namaz kılma bölümünde yer alan mihrap...



Camiye giriş...



Unesco Dünya Kültür Mirasları ,aday listesinde 10. sırada yer alıyormuş...


Camiinin önünde halkın sattığı el işi bebekler ,çiçekler, patikler...  Fiyatları 3TL den başlıyor.. 


Bence Bedestene yazık ediliyor. Görüntü çok hoş.. İçine girip gezemedik. Ama İzmir'deki Kızlar Ağası Hanı gibi yaşatılabilecek bir yer olabileceğini düşünüyorum. Öylece taş yığını halinde bekliyor. Avlusunda bir çay bahçesi olsa turistlerin gezebileceği yada dinlenebileceği ... Dışardaki bölmelerde küçük satış yerleri olsa.. Caminin önünde değilde buralarda satış yapabilseler diye düşündük hatta.. Yöresel yiyecekler bile satılabilir...











İsmail ağa medresesinin dışarıdan görünüşü... Kapalı olduğu için gezme fırsatımız olamadı..



Sokakta kazan kaynatıldığını görünce hemen koştum ... Tabi merak :) Kuru tarhana yapıyorlarmış. Aslında öğrenciyken Konya pazarında görüp bu nedir diye merak ettiğim bir lezzetti..
Aşağıdaki fotoğraf alıntıdır. Bitmiş hali bu şekilde oluyormuş...





Tarihi Eşrefoğlu hamamı hala çalışır durumda... Genelde turistlerin ziyaret mekanıymış...




Hediyelik eşyaların satıldığı tarihi konaklar oldukça fazla...




Turistik yerlerin vazgeçilmezi magnetler ...



******


Beyşehir Göl Festivali tesadüfen orada olduğumuz zamana denk geldi. Hatta o gece Gülşen'in konseri vardı. Tabi gidemedik. Gülşen'i de pek sevmem zaten :/  
Sosyal yaşamı iyice canlandıran bir etkinlik olmuş . Göl kenarına kurulmuş Çok sayıda stand vardı. Yöresel ürünlerin satışı çoğunluktaydı. Ama tarım makinalarından tutunda kıyafete kadar çeşit vardı.






Gölü seyretmek için yapay bir ada kurulmuş. Manzarası gerçekten güzel ...


Beyşehir Gölünde gezmek istiyorsanız. Yaklaşık bir saat süren tekne turları düzenleniyor. Saat başı düzenlendiğini gösterir tabelalar var. Ama yolcu çok olmayınca bekletiyorlar. Kişi başı 5TL ...  Tekne tutu oldukça zevkliydi... Teknenin içinde kafe var ayrıca eğlenceli şarkılar eşliğinde gezdiriyorlar...



Tekneden çektiğim fotoğraflar



Bayrağımız her zaman ki ihtişamıyla...





Mert hemen teknenin güvertesine serildi... :)




Akşam bir akrabamız biz misafir etti. Gölden genelde sazan balığı avlanıyorlarmış. Akşam yemeğinde fırında sazan balığı vardı. Gayet lezzetliydi. Fakat göl kenarında o kadar sivrisinek vardı ki yaklaşık 1 hafta boyunca kaşındık maalesef...

Göl hakkında kısa bilgi vereyim..
Beyşehir Gölü Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü . Beyşehir Gölü Milli Park kapsamında koruma altındadır. Ayrıca en çok dikkatimi çeken konu ...Beyşehir gölü ve Manavgat arasında dünyanın en uzun yeraltı nehirlerinden biri varmış... Yani Beyşehir gölü Manavgat akarsuyunu besliyor...

Ayrıca gölde avlanma yasağının olmadığı dönemlerde balıkçılık önemli bir gelir kaynağıymış...






Taşköprü de Beyşehir'in önemli tarihi değerlerinden biri. Osmanlı Devletinin ilk sulama projesiymiş. Regülatör sistemi deniyor. İnanılmaz bir su sesi var. Oraya düşen zor yaşar herhalde...




 Nehrin kenarlarında çok güzel kamelyalı aile çay bahçeleri var. Su sesiyle beraber yemyeşil ağaçların altında bütün günün yorgunluğunu attık...




Aşağıdaki fotoğraf alıntıdır. Bu görüntüyü de sizinle paylaşmak istedim. Telefonumun şarjı yine bittiği için gün batımı fotoğrafı çekemedim. Gerçekten çok güzeldi..
Son olarak Beyşehir'e yolunuz düşerse mutlaka gezin derim başka da bir şey demem... :))